Maça dakikalar kala , koltuğuma oturdum . Maçlarda çenem düşer benim , çok konuşurum .
Yine aynı mesele...
Neyse , oturduk . Maç başladı . Benim " Harry parçalı formayı ne güzel taşıyor ya . Arda da 10 Numara + Kaptanlık + Parçalı , tadından yenmiyor " Babam da ; "Uğur'u da ekle o listeye , oda tasıyor " diyor .Aslında hepsi onurla - korkusuzca tasiyordaa...
İlk 11 de Sabri'nin olmaması tarafımdan "kıyamet alameti" olarak nitelendirildi . Ama o mevkiinin asıl hakimi bence Uğur,tek geçerim . Düşürüldüğünde ; "Aman Uğur sakatlanma , bizi Sabri'ye mahrum etme " , "Birşey olmasın ya" , "Uğuuuurruu düşürenninn ayaklarııı kırılsınnn " gibisinden çeşitli sloganlar attığımı belirtiyim .
Pozisyonlar sıra sıra geliyor , ses yok , Samiyen'den gol sesi hala yok ...
Olsun , bekliyorum . Babamın " 35.dk'da atarız " kehanetinden de bir sonuç alamıyoruz . Araya serpiştirdiğim saçma*-sapan sorularla zaten keyif vermeyen , tek kale oynanan maçı hepten soğutuyor . Tam bu anda , gol yiyiyoruz..."Amann olsunn klübede Frank var bi'şey olmaz " , "Atarız dimi baba , atalım atalım noluuurr " gibisinden yakarışlarım duyulmaya değerdi diyemeden geçemiyorum ... Neyse , pozisyonlar yine arka arkaya geliyor . Ha tam tekrar baslayacağı anda ; Baros'un , nam-ı diğer " The King"'in gördüğü haksız kartla bendeki moral -'lere düşüyor . Benim gibi bir Baros manyağından zaten bu beklenirdi .
Neyse . Babamda yarama tuz basıyor , "Baros'un eşi de güzelmiş " diyor . Ben de "Baba , o kadının resimlerini görsen böyle demezdin " diyerek eleştiriye noktayı koyuyorum . Neysee , daha ilk yarı bitmemiş , hala bir umut var yani , o anda kullanılan köşe vuruşundan sonra ,elle oynanıldığı için , penaltı kazanıyoruz . "Hadiiii Baross veya Kewelll hanginiz atarsa atsın atın yaa! " babamın ; "Sakin ol Şebnem alırız maçı alırıızz" demesiyle yine susuyorum . Transa geçtim , "Hadi Baros ! " Babamın : "O Baros'un değil Kewell " Tamam diyorum . "Hadi Hayrii , Hadii Kiwııll hadiiii! " Vee "Goooooooooooooooooooooooool" 1-1 . Penaltıdan da olsa güzel ya...
İkinci yarı baslıyor.
Maç 1-1. Yani her iki tarafında eşit şansı var . Ve tahmin edildiği gibi sahaya Arda çıkıyor . Vuruyoorr ve , Top ağlarda...O golü annesi ve babasına armağan etmesi de heralde Arda'nın içindeki duygusallıktan kaynaklanan birşey . Durum 2-1 iyice rahatladık koltuklarımıza kurulduk . Ardından Keita'yı biçeni hakem görüp 1 penaltı daha alıyoruz . ben yine topun başında Baros var sanıyorum . Yine yine yanılıyorum . Ben " Ama Kewell'in vurusları sert ya , Baros daha bi yumusak . Neyse , gol olsunda... Yine gol oluyor yinee kahretsin ( :D ) . 3-1 yani . E tamam maç garanti almısız . Kaçanları , atılanlara eklesem bi 15 olurdu heralde . Ama olmadı olsun..Önemli olan 3 puan . "Barooossummm tüm enerjilerimi yolluyorum , transa geçtim , gol bekliyorum haberin olaa " sanki Baros duyucak ya . Olsun , karsımda olsa yine yaparım. Babam gülüyor . "Şebnem , Florya'ya götürcem, orada bırakıcam " demesini bekliyorum ama yok . Maça dönelim . Maç hala 3-1 , Baros'un kaçırdıkları -sayılamaz...
Sonra , Keita'mız beliriyor...Ceza sahasını geçti , vurduu vee Denizli'li futbolcunun ters yöne attığı ayakla , durum 4-1 . Keyifler yerinde .
Maçın adamı mı ; sormaya gerek yok Arda Turan yine ... Ama Harry Kewell'de aynı...Biri değil , 11'i de...
Maçın sonunda , Elano beliriyor kamerada ... Kızı kucağında uyumus . Ne duygulandım ya öyle ... (Baros'ta öyle olsa kafayı yerdim kesin ) Laf aramızda Elano'nun eşide güzelmiş ya ...
sebnembasaran~
/S152319020.jpg)
/01.jpg)
0 yorum:
Yorum Gönder